Makat Çatlağı Kendiliğinden Geçer mi?
Hatice Şahin
17.04.2020

Makat Çatlağı Kendiliğinden Geçer mi?

Anal fissür, çatlak, yırtık olarak da isimlendirdiğimiz makat hastalığı günümüzde hemoroidden sonra en sık görülen rahatsızlıklar arasındadır. Fissür, makat halkasında oluşan yara anlamına gelmektedir. Anüs çok sayıda sinir ucu barındırır ve dolasıyla makat vücudun hassas olan bölgesi haline gelir. Makat çatlağının oluşma sebepleri arasında en sık rastlanılan belirtileri kabızlık ve zorlanmadır. Kabızlıktan kaynaklı olarak dışkılama istediği geldiği zaman, bölgeyi zorlamadan dolayı oluşan yırtıklar daha da derin hale gelmektedir. 

Kabızlığın etkisi ile anüsten dışarıya dışkı çıkışı gerçekleşirken makat bölgesinde yırtılmalar oluşabilir. Bu yırtılmalar dışkılama sırasında hastaya oldukça ağrı hissi verir. Makat bölgesinde oluşan ilk yırtılma sonucunda kişi kesilme hissi ve cam kesikleri batıyormuş gibi bir his yaşar. Zaman geçtikçe ağrı hafiflemiş olsa da makat bölgesinde zorlanarak yapılan bir başka dışkılama sırasında bu olay tekrarlanır. Yani kabızlık ile tekrardan karşılaşıldığında bu yırtıklar yenilenerek, ağrı şiddetlenerek kaslarda spazma yol açabilir. Bu nedenle birçok hasta gün içerisinde dışkılama isteğini ertelemektedir. Bu da tabi kişinin sosyal yaşamını olumsuz etkilemektedir. Bu şekilde ilerleyerek gelişen ve iyileşme süresi uzatılan her geçen gün fissür rahatsızlığı yaşayan kişi için akla ilk gelen kalın bağırsak problemini yaşayıp yaşanmamasıdır.

Makat çatlağı hastalığı yaşayan kişilerde, her geçen gün dışkılama sıklığı daha da artmaya başlayabilir. Bu şekilde makat bölgesinde oluşan yırtık birkaç ayda bir olurken hastalığın ilerlemesiyle bu süre daha da kısalabilir. Oluşan yırtığın vermiş olduğu kastaki tahribat, zamanla makatta darlık meydana gelebilir. Bu nedenle dışkılama işlemi daha zor bir hal alır. Hasta, 2-3 günde bir tuvalete gittiği zaman dışkının daha da sertleşmesiyle büyük ıstırap yaşar.

Makat çatlağı hastalığın ilerleme durumuna göre akut anal fissür ve kronik anal fissür olarak iki farklı sınıfta hastada belirti göstermektedir.

Akut anal fissür de hasta yaşadığı hissi başlangıç aşaması olarak belirtir. Çünkü aniden ortaya çıkan büyük ağrılar, zonklama ve sızlama hissini yaşayan hasta telaşlanır. Aslında bu sadece hastalığın başlangıç aşamasındaki vermiş olduğu belirtilerdir. Yaklaşık dört ile altı hafta arasında bir iyileşme süresi vardır. Fakat bu süre içerisinde kişinin almış olduğu tedbirler büyük önem taşır. Belirtmek gerekir ki anal fissür için yapılması gereken en belirgin önlem sağlıklı beslenmek ve su tüketimin iyi bir şekilde yapmaktır.

Kronik anal fissür ise; yavaş yavaş makatta oluşan yırtığın zaman içerisinde ilerleyerek, kişide dayanılması güç olan ağrı ve acılara yol açarak meydana gelmesidir. Anal fissür yani makattaki yırtık bu aşamada ilerlemiş seviyede karşımıza çıkar. Yaklaşık olarak sekiz haftadan uzun sürdüğü durumlarda, alınan önlemlere rağmen fissür rahatsızlığı tekrarlanması durumunda kronik hale gelmektedir. Makat çatlağı akut halinde iken hastalık ile karşılaşan bireyler bazen önemsemeyip, oluşan fissürün kronik haline gelmesine neden olmaktadır. Aniden gelişerek ortaya çıkan bu yırtıkların tedavisi edilmediği sürece zorlanma veya kabızlıktan kaynaklı zamanla artarak kronik hale gelmiş olur. Bu nedenle anal fissürün kronik hale gelmeden daha kısa sürede tedavisine başlanılmalıdır. Bu şekilde tedavi süresi de daha kısa bir zaman diliminde gerçekleşmiş olur. Günlük yaşama geçiş daha da kolay hale gelir. Bu durumdan dolayı zaman kaybetmeden doktora gitmek gerekmektedir.

Kronik Makat çatlağı da, makat bölgesinde oluşan yırtığın dışında, yara önünde veya yırtık boyu kadar uzanarak ortaya çıkan cilt plisi meydana gelebilmektedir. Oluşan bu cilt plisi hemoroide benzer, hipertrofik papilla adını verdiğimiz bir bekçi memeyi oluşturmaktadır. Bekçi meme oluşumunda yara daha da derinleşerek ağrı ve kaşıntıyı artırmaktadır. Kanaması nadiren görülse de kâğıda bulaşır tarzda olur ve hemoroid gibi püskürür tarzda bir kanama gerçekleşmez.

Akut anal fissür de ilaç tedavisi dikkatli uygulama ile çözümü yüksek olsa dahi bu geçici bir çözümdür. Kronik hale gelmiş olan anal fissürde çatlak derin ve doku serttir. Bekçi memenin de gelişmesi ile anal fissürde ilaç tedavisi kişiye rahatlama sağlamamaktadır. Kronik dönemde olan tedavi zorlu geçmektedir. Akut fissür ya da kronik fissür ile karşılaşıldığı ilk an uzman bir hekime muayene olmak gerekmektedir.

Anal fissür belirtileri, özellikle yaz aylarında, mevsim dönüşlerinin olduğu zamanlarda daha çok kanama ile ortaya çıkabilir. Kanamanın dışında makat çevresinde ağrılara da sebep olmaktadır. En belirgin özelliklerinden biri de ağrılı kanamaların görülmesidir. Ayrıca birçok hasta peçeteye gelen kırmızı parlak renkte kan ile karşılaşabilirler. Bu kanamalar nadiren de olsa damla şeklinde yer alabilir. Fakat bilinmesi gerekir ki kansızlığa yol açacak seviyede kanama görülmemektedir. Ara sıra da olsa akıntı ile kaşıntı oluşması da normaldir.

Makat çatlağı hastalarının yediği gıdalar çok önemlidir. Posa bakımından zengin ve lif içerikli besinlerin tüketimi, sağlıklı beslenmek anal fissür hastalarının dikkat etmeleri gereken önemli konulardan biridir. Günlük en az iki litre su tüketilmeli ve kabızlıktan uzak durmak için bol sebze ve meyve yenilmesi gerekmektedir. Uygulanan diyetler, ılık suda yapılan oturma banyoları veya krem gibi kullanılan yöntemler anal fissür rahatsızlığını sadece hafifletmeye çalışır. Bilinmelidir ki bu yöntemler hastaya geçici çözüm sağlamaktadır. 

Makat çatlağı tedavisi klasik yöntem olarak ameliyatlı tedavi şeklinde de yapılabilir. Fakat bilinmesi gerekir ki ameliyatlı tedavi şekli kişiye oldukça rahatsızlık hissi yaşatır. Yaşanan en belirgin olumsuzluk dokulardaki kaslara verilen zarardır. Bu zarar sonucunda birçok hastada ameliyat sonrasında dışkı tutamama, gaz kaçırma gibi kişiyi olumsuz yönde etkileyen faktörleri içerebilmektedir. Fiziki anlamda da kişide psikolojik olarak bir etki bırakabilir. Bunun dışında genel anestezi altında narkoz kullanılarak yapılan kesi ve dikiş içeren bu cerrahi operasyonda hasta ister istemez uzun süre rahatsızlık hissi yaşar ve sosyal hayatına dönüş yapmakta zorluk çekebilir.

Teknolojinin de getirmiş olduğu gelişen sağlık hizmetinde ameliyatsız lazer yöntemi ile anal fissür tedavisi uygulanabilmektedir. Ameliyatsız yaşanılan bu tedavi yönteminde sadece lokal anestezi kullanılarak herhangi bir kesi ve dikiş izi kalmamaktadır. En belirgin özelliği ise dokulara herhangi bir tahribat yaratmamasıdır. Kişi gün içerisinde muayene olup tekrar sosyal yaşamına geri dönüş sağlayabilmektedir. Bu sebeple lokal anestezi ile yapılan ameliyatsız lazer tedavinin, klasik yöntemlerle yapılan ve genel anestezi kullanılan ameliyatlara göre hasta için çok daha büyük avantajları bulunmaktadır. 

Birçok makat hastalığında olduğu gibi anal fissür rahatsızlığı da utanılmaması ve acilen tedavi sürecine başlanılması gereken hastalıklar arasında yer alır.

Hatice Şahin

Op. Dr. Hatice Şahin
Genel Cerrahi

  • (19 yorum)

Uzmanlık Alanları

Makaleler

Videolar

Bu sitede çerezler kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın. Siteyi gezerek çerezleri kabul ediyorsunuz.